<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>http://www.madde14.org/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu</id>
	<title>AB Komisyonu 2009 Türkiye İlerleme Raporu - Değişiklik geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.madde14.org/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;action=history"/>
	<updated>2026-07-01T13:41:14Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.31.16</generator>
	<entry>
		<id>http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=655&amp;oldid=prev</id>
		<title>Jaakpaat: 1 revizyon içe aktarıldı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=655&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2016-04-27T08:58:33Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;1 revizyon içe aktarıldı&lt;/p&gt;
&lt;table class=&quot;diff diff-contentalign-left&quot; data-mw=&quot;interface&quot;&gt;
				&lt;tr class=&quot;diff-title&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #222; text-align: center;&quot;&gt;← Önceki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #222; text-align: center;&quot;&gt;08.58, 27 Nisan 2016 tarihindeki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; class=&quot;diff-notice&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;&lt;div class=&quot;mw-diff-empty&quot;&gt;(Fark yok)&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</summary>
		<author><name>Jaakpaat</name></author>
		
	</entry>
	<entry>
		<id>http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=654&amp;oldid=prev</id>
		<title>Jaakpaat, 16.42, 6 Mart 2013&#039;de</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2009_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=654&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2013-03-06T16:42:19Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Parlamentosu&amp;#039;na ve Konsey&amp;#039;e sunulan &amp;quot;Türkiye 2009 Yılı İlerleme Raporu&amp;quot;nda göç ve iltica alanını içine alan Adalet, Özgürlük ve Güvenlik başlıklı 24. fasılın Türkçe tercümesini aşağıda bulabilirsiniz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Raporun Türkçe tam metnine ulaşmak için [[Media:2009turip.pdf|tıklayınız]]. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
----&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Fasıl 24: Adalet, Özgürlük ve Güvenlik&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Göç ve iltica &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Ekim 2008’de İltica ve Göç Mevzuatını&amp;amp;nbsp;ve İdari Kapasiteyi Geliştirme ve Uygulama Bürosu kurulmuştur. Bu Büro, İçişleri Bakanlığı&amp;amp;nbsp;Müsteşarına karşı sorumludur ve İltica ve Göç Ulusal Eylem Planı ve AB Müktesebatının&amp;amp;nbsp;Üstlenilmesine İlişkin Ulusal Program (UP) doğrultusunda entegre sınır yönetimine (ESY)&amp;amp;nbsp;yönelik mevzuata ve idari yapılanmaya ilişkin araştırmalar, projeler ve ihtiyaç analizleri&amp;amp;nbsp;yürütmektedir. Bu Büronun kaynakları, görevleri ile kıyaslandığında oldukça kısıtlıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Göç ve İltica Görev Gücü, mevcut mevzuatın yeknesak şekilde uygulanmasında kilit bir rol&amp;amp;nbsp;oynamaktadır. Görev Gücü, yeni Büronun koordinasyonunda, 2007 yazından bu yana Mayıs&amp;amp;nbsp;2009’da ilk kez toplanmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Bu konuda, mevzuata ilişkin önemli bir gelişme kaydedilmemiştir. Yeni Sosyal Sigorta ve Genel&amp;amp;nbsp;Sağlık Sigortası Kanununun kabul edilmesinin bir sonucu olarak, sığınmacıların ve mültecilerin&amp;amp;nbsp;Sosyal Dayanışma Fonuna erişimleri sınırlanmıştır. Buna karşın, İçişleri Bakanlığına göre,&amp;amp;nbsp;sığınmacıların ihtiyaçları Bakanlığın Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanlığının bütçesinden&amp;amp;nbsp;karşılanmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türkiye, düzensiz göç konusunda çok önemli bir transit ve hedef ülke olmaya devam etmektedir.&amp;amp;nbsp;2008 yılında, Türk Kolluk Kuvvetleri tarafından 65.737 yasadışı göçmen yakalanmıştır ve bunu&amp;amp;nbsp;2009 yılının ilk altı ayında 15.701 kişi izlemiştir. Bu rakam, 2007 ile karşılaştırıldığında (toplam&amp;amp;nbsp;64.290) az miktarda artışa işaret etmektedir. Büyük çoğunluğu (1.235) hâlâ Türk vatandaşı olmak&amp;amp;nbsp;üzere, yakalanan kaçakçıların 2007 yılında 1.242 olan sayısı küçük bir artış göstererek 2008&amp;amp;nbsp;yılında 1.305 olmuştur. Yasadışı göçmenler için kalacak yer kapasitesi, 290 kişilik bir ek kapasite&amp;amp;nbsp;sağlayan ve böylece toplam kapasiteyi 2.881’e çıkaran iki yeni misafirhane&amp;lt;ref&amp;gt;5 Aralık 2008 tarihi itibarıyla 150 kişilik kapasitesi ile Bitlis ve 13 Mart 2009 tarihi itibarıyla 140 kişilik kapasitesi ile Adana.&amp;lt;/ref&amp;gt; açılmış olmasına&amp;amp;nbsp;rağmen yeterli düzeyde değildir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;2008 yılında, 11.248 kişi ile yeni sığınmacıların sayısı 2007 yılındaki sayının (5.831) yaklaşık iki&amp;amp;nbsp;katına ulaşmıştır. Başvuru yapan 11.248 kişi arasında, 6.877 Iraklı, 1.997 İranlı, 1.571 Afgan, 396&amp;amp;nbsp;Somalili ve 407 diğer ülke vatandaşları bulunmaktadır. 2007 yılıyla karşılaştırıldığında, bu&amp;amp;nbsp;rakamlar, Afganlar için&amp;amp;nbsp;% 210, Iraklılar için&amp;amp;nbsp;% 194 ve İranlılar için&amp;amp;nbsp;% 15’lik bir artış olduğunu,&amp;amp;nbsp;Somalililer için ise&amp;amp;nbsp;% 145&amp;#039;lik bir düşüş olduğunu göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti&amp;amp;nbsp;2008 yılında, tüm sığınmacıların, mülteci olarak tanınan kimselerin ve “geçici sığınmacıların” ya&amp;amp;nbsp;da “misafirlerin” temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1,1 milyon ABD dolarına eşdeğer bir&amp;lt;br&amp;gt;harcama yapmıştır.&amp;amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Menşe ülke bilgisi ve iltica dosya yönetimi sistemlerinin kurulması için çalışmalar devam&amp;amp;nbsp;etmektedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türk makamları, korunmaya muhtaç olan kişileri belirlemek için, düzenli biçimde olmamakla&amp;amp;nbsp;beraber, yakalanmış yasadışı göçmenleri tarama faaliyetine başlamıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Yüksek miktarda göç akımı, Türk iltica ve göç sistemini baskı altında tutmaktadır. Bu nedenle, bu&amp;amp;nbsp;sistemin yeniden düzenlenmesi ve kaynak ülkeler ile geri kabul anlaşmalarının akdedilmesi kilit&amp;amp;nbsp;önem taşımaktadır. Türkiye, Pakistan, İran ve Libya ile geri kabul anlaşmalarını müzakere etmeye&amp;amp;nbsp;devam etmiştir. Rapor döneminde, Afganistan ile geri kabul anlaşmasında ilerleme&amp;amp;nbsp;kaydedilmemiştir. Türkiye ile AT arasında bir geri kabul anlaşması müzakerelerinin&amp;amp;nbsp;tamamlanması AB için bir önceliktir. Türkiye, Aralık 2006’dan beri bloke edilmiş olan resmi&amp;amp;nbsp;müzakereleri sürdürmeyi kısa bir süre önce kabul etmiştir. Türkiye ile AT arasında geri kabul&amp;amp;nbsp;anlaşması akdedilinceye kadar Avrupa Konseyinin sonuç bildirgelerine uyumlu olarak, mevcut&amp;amp;nbsp;ikili anlaşmalar uygulanmalıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türkiye, Mültecilerin Hukuki Statüsüne ilişkin 1951 Sözleşmesi ve ilgili 1967 Protokolündeki&amp;amp;nbsp;coğrafi sınırlamalarını korumaya devam etmektedir. Her yıl kayıt altına alınan yüksek sayıdaki&amp;amp;nbsp;kişilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik yüksek kalitede hazırlık çalışmaları ve yeterli&amp;amp;nbsp;kapasiteye sahip uygun bir plan bulunmamaktadır. Mültecilerin ve sığınmacıların kabulü,&amp;amp;nbsp;taranması ve konaklaması ile ilgili altı merkez için bir ağ kurulması, yasadışı göçmenler için iki&amp;amp;nbsp;merkezin ve bu merkezler için bir dizi yeni usulün ve yönetim kuralının oluşturulması konusunda&amp;amp;nbsp;sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. İltica ve göç alanında çalışan personele yönelik özel bir program ve&amp;amp;nbsp;eğitimli personeli sistem içinde tutmaya yönelik bir mekanizma bulunmamaktadır.&amp;amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İltica konusundaki kilit öncelikler; herkesin, adil, eşit ve tutarlı biçimde ilticaya ilişkin usullere&amp;amp;nbsp;(havaalanı transit alanları dâhil) erişimi, adli yardıma erişim, Birleşmiş Milletler Mülteciler&amp;amp;nbsp;Yüksek Komiserliği (BMMYK) personeline erişim, iltica işlemlerine erişimde bekleme süresinin&amp;amp;nbsp;kısaltılması ve kararlara karşı yargıya başvurmadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Her altı ayda bir yüksek miktarda ikamet izni ücreti ödenmesi zorunluluğunun devam etmesi, bu&amp;amp;nbsp;yüklü ödemelerin ve cezaların ödenmemesi hâlinde BMMYK tarafından tanınan mültecilerin,&amp;amp;nbsp;yerleştirilecekleri ülkeye gitmelerini engellemektedir. Ücret ödeme zorunluluğu, bu tutarı elde&amp;amp;nbsp;etmesi yasal olarak mümkün olmayan, korunmaya çok muhtaç kişilere ve refakatçisi bulunmayan&amp;amp;nbsp;çocuklara da uygulanabilmektedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Vize politikasında &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;çok sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Türkiye, vize yükümlülükleriyle ilgili&amp;amp;nbsp;olarak tüm AB vatandaşlarına yeknesak bir politika uygulamamaktadır. Hâlihazırda, 15 AB üyesi&amp;amp;nbsp;devletin vatandaşlarının Türkiye’ye girmek için vizeye sahip olmaları gerekmektedir. Bu vize,&amp;amp;nbsp;Türk sınırlarından elde edilebilmekte ve başvuruda bulunan kişinin milliyetine göre, bir aydan üç&amp;amp;nbsp;aya kadar olan bir süre için ve bir veya birkaç giriş için geçerli olabilmektedir. Diğer 12 Üye&amp;amp;nbsp;Devletin vatandaşları, 90 güne kadar olan kısa kalışlar için vize yükümlülüğünden muaf&amp;amp;nbsp;tutulmaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türkiye, pozitif ve negatif AB vize listelerine gönüllü olarak daha fazla uyum sağlamaya devam&amp;amp;nbsp;etmektedir; Türkiye, bu yönde, Nisan 2009’da Brunei Darüsselam vatandaşlarına vize muafiyeti&amp;amp;nbsp;sağlamıştır. Bölgesel bir yaklaşım çerçevesinde, Türkiye bazı Güneydoğu Avrupa ülkelerinin&amp;amp;nbsp;vatandaşlarına vizesiz rejim uygulamaya devam etmektedir. Son dönemlerde, Türkiye, Kosova ile&amp;amp;nbsp;ikili vize muafiyet anlaşması akdetmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Sınırlarda hâlâ, bandrol ve damga tipi vizeler uygulanmaktadır. Havaalanı transit vizelerinin ve&amp;amp;nbsp;yüksek güvenlik özelliklerine sahip yeni Türk vize bandrollerinin kullanılmasına hâlâ&amp;amp;nbsp;başlanmamıştır. Türkiye, vize, pasaport ve seyahat belgelerindeki güvenlik özelliklerini ve bunları&amp;amp;nbsp;AB güvenlik özellikleri ve standartlarıyla uyumlu hale getirmeye yönelik çabalarına devam&amp;amp;nbsp;etmelidir. Özellikle, bu belgelerde, biyometrik tanımlayıcıların kullanılması önem taşımaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Aynı şekilde, ikamet izinlerinin güvenlik özelliklerinin iyileştirilmesi hayati önemi haizdir.&amp;amp;nbsp;İçişleri Bakanlığının ilgili personelinin katılımıyla, Dışişleri Bakanlığının konsolos olan veya&amp;amp;nbsp;olacak personeline vize ve pasaport usulleri konusunda ortak eğitim seminerleri düzenlenmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Ancak, eğitimlerde, belge güvenliği konularına yeterince odaklanılmamıştır. Mayıs 2009’dan bu&amp;amp;nbsp;yana, yurtdışındaki Türk temsilciliklerin çoğu, Türkiye’ye girmeleri yasaklanmış olan kişilerle&amp;amp;nbsp;ilgili Dışişleri Bakanlığının veri tabanı “Konsolosluk.net”e bağlanmışlardır.&amp;amp;nbsp;Konsolosluk.net, aynı&amp;amp;nbsp;zamanda, başvuruların daha hızlı ve güvenli bir şekilde işleme tabi tutulması amacıyla bilginin&amp;amp;nbsp;paylaşılması için oluşturulmuş polis veri tabanı “Polnet” ile bağlantılıdır.&amp;amp;nbsp;Dış sınırlar ve Schengen konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. İltica ve göç ile ilgili yeni&amp;amp;nbsp;büronun kurulmasının ardından yeniden yapılandırılan Dış Sınırlar Görev Gücü, Ocak 2009’dan&amp;amp;nbsp;beri iki ayda bir toplanmaktadır. Sınır geçiş noktalarının modernizasyonuna devam edilmiştir.&amp;amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Polis Akademisinde sınır güvenliği çalışmaları konusundaki özel bölüm 48 öğrenciyle faaliyete&amp;amp;nbsp;geçmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Entegre sınır yönetimi &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;konusundaki Ulusal Eylem Planının uygulanması ve açık bir yol haritasının&amp;amp;nbsp;tanımlanması konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Eylem Planın uygulanmasını izleyecek&amp;amp;nbsp;resmi bir mekanizma bulunmamaktadır. Sınır birimlerindeki kalite yönetim büroları ve&amp;amp;nbsp;sınırlardaki verimli ve koordineli risk analizleri önem taşımaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Sınır yönetiminde faaliyet gösteren kuruluşlar, özellikle polis ve gümrük muhafaza makamları&amp;amp;nbsp;arasında işbirliği zayıftır. Sınır kontrol görevlerini yerine getirmek üzere, İçişleri Bakanlığına&amp;amp;nbsp;bağlı askeri olmayan, yeni bir sivil sınır kolluk kuvveti kurulması için daha fazla adım atılması&amp;amp;nbsp;gerekmektedir. Türkiye üzerinden gerçekleşen yasadışı göç akımı göz önünde tutulduğunda,&amp;amp;nbsp;komşu ülkelerle iyi bir sınır işbirliği kurulması büyük önem taşımaktadır. Türkiye, FRONTEX ile&amp;amp;nbsp;bir çalışma düzenlenmesi yapılması yönünde çaba sarf etmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Cezai ve hukuki konularda adli işbirliği&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Rapor&amp;amp;nbsp;döneminde, Türkiye tarafından cezai konularda karşılıklı adli yardım için 1.761 talepte&amp;amp;nbsp;bulunulmuş ve bunlardan 251’i işleme tabi tutulmuştur. Bu dönemde, ayrıca, hukuki konularda&amp;amp;nbsp;adli işbirliği alanına giren 1.898 talepte bulunulmuş ve bunlardan 662’si işleme tabi tutulmuştur.&amp;amp;nbsp;Temas noktası olarak görevlendirilen Türk kamu görevlilerinin sayısı ikiden beşe çıkmıştır.&amp;amp;nbsp;Türkiye, siber suçlar hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesini henüz imzalamamıştır.&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
EUROJUST ile bir işbirliği anlaşması imzalanması konusunda adım atılmamıştır.&amp;amp;nbsp;Türkiye, polis işbirliği konusundaki tüm temel sözleşmelere taraftır ve işbirliğine bölgesel ve&amp;amp;nbsp;uluslararası seviyede aktif olarak katkıda bulunmaktadır. Uluslararası standartlarla uyumlu olarak&amp;amp;nbsp;kabul edilen etik kod, kolluk kuvvetlerinin eğitim programlarına dâhil edilmiştir. Mart 2009’da il&amp;amp;nbsp;ve ilçe belediye sınırlarında polis ve jandarmanın görevlerini gözden geçiren ve yeniden tanımlayan bir Yönetmelik yayımlanmıştır. Türkiye, polis işbirliği alanında biri Kasım 2008’de&amp;amp;nbsp;Lübnan ile, diğeri Nisan 2009’da İspanya ile olmak üzere iki ikili anlaşma imzalamıştır. Ancak,&amp;amp;nbsp;kişisel verilerin korunması konusundaki mevzuatın yetersizliğine bağlı olarak, bu alandaki&amp;amp;nbsp;uluslararası işbirliği ve Europol ile operasyonel anlaşma konularındaki sıkıntı devam etmektedir.&amp;amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Örgütlü suçlarla mücadele&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Tanık Koruma Kanununa&amp;amp;nbsp;dayanan Yönetmelik, Kasım 2008’de kabul edilmiştir. İki adet yönetmeliğin çıkarılması&amp;amp;nbsp;çalışmaları devam etmektedir. Tanık koruma programları hâlihazırda uygulanmaktadır. Haziran&amp;amp;nbsp;2008’de Türk Polis Teşkilatı bünyesinde bir Tanık Koruma Birimi kurulmuştur. Kaçakçılık ve&amp;amp;nbsp;Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Bölümünde cezai takibatla ilgilenen özel birimin&amp;amp;nbsp;kapasitesi artırılmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Ulusal DNA ve parmak izi veri bankası kurulmasına yönelik yasal bir çerçeve oluşturma&amp;amp;nbsp;konusunda ilerleme kaydedilmiştir ve adli tıp alanındaki yatırım artırılmıştır. Örgütlü Suçlarla&amp;amp;nbsp;Mücadele Stratejisinin en iyi AB uygulaması ile uyumlu olarak güncellenmesi ve spesifik bir&amp;amp;nbsp;eylem planı ile tamamlanması gerekmektedir. Bu alandaki kolluk kuvvetleriyle ilgili istatistikî&amp;amp;nbsp;verilerin kaliteli ve güvenilir olması hayati önemi haizdir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;İnsan ticaretiyle mücadele &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Türkiye, Mart 2009’da&amp;amp;nbsp;İnsan Ticaretine Karşı Avrupa Konseyi Sözleşmesini imzalamıştır. 2008 yılında toplam 253 insan&amp;amp;nbsp;taciri tutuklanmış, 120 mağdur tespit edilmiştir. Ağustos 2009 itibarıyla 258 insan taciri&amp;amp;nbsp;tutuklanmış, 67 mağdur tespit edilmiştir. Türk Ceza Kanununun, 2005 yılında insan ticaretine&amp;amp;nbsp;daha ağır cezalar öngören değişikliğinin ardından insan tacirlerine karşı yürütülen kovuşturma&amp;amp;nbsp;sayısındaki artış devam etmiştir. 2008’de toplam 273 şüpheli insan taciri kovuşturulmuştur. Bu&amp;amp;nbsp;sayı, 2007 yılındaki 160 şüpheli sayısına oranla ciddi bir artışa işaret etmektedir. İnsan ticaretiyle&amp;amp;nbsp;mücadele konusundaki kurumsal kapasite, özellikle hâkimlerin, savcıların ve kolluk kuvvetlerinin&amp;amp;nbsp;eğitimi yoluyla daha fazla güçlendirilmiştir. Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda İnsan&amp;amp;nbsp;Ticaretiyle Mücadele Ulusal Görev Gücü düzenli olarak toplanmaya devam etmiştir. Mağdurların&amp;lt;br&amp;gt;gönüllü geri dönüşü, Uluslararası Göç Örgütü (IOM), STK’lar, kolluk kuvvetleri ve kaynak&amp;amp;nbsp;ülkelerdeki ilgili kurumlarla işbirliği içinde sağlanmıştır (2005-2008 arası toplam 543 vaka,&amp;amp;nbsp;2008’de 78 vaka). &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Bununla birlikte, görev gücünün yapısını ve yetkilerini geliştirmek önem taşımaktadır. İnsan&amp;amp;nbsp;ticaretini izlemek için uyumlu bir istatistikî sistem bulunmamaktadır. Ayrıca, mevcut resmi&amp;amp;nbsp;istatistiklere göre, insan ticaretine maruz kalmış kişilerin tespitinde ve bunların koruma ve destek&amp;amp;nbsp;mekanizmalarına yönlendirilmesinde bir düşüş yaşanmaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Rapor döneminde, bu alanda önemli bir yasama faaliyeti gerçekleşmemiştir. İnsan Ticaretine&amp;amp;nbsp;Karşı Avrupa Konseyi Sözleşmesi hâlâ onaylanmamıştır. İnsan Ticaretiyle Mücadelede İkinci&amp;amp;nbsp;Ulusal Eylem Planı iki yıldır kabul edilmeyi beklemektedir. Hâlihazırda, IOM tarafından işletilen&amp;amp;nbsp;157 ücretsiz acil yardım hattının sürdürülebilirliği ve ilgili kamu makamlarına devredilmesi&amp;amp;nbsp;konusunun ivedilikle ele alınması gerekmektedir. Ankara ve İstanbul’da insan ticareti&amp;amp;nbsp;mağdurlarına yönelik olarak sivil toplum kuruluşları tarafından yönetilen iki merkezin&amp;amp;nbsp;finansmanının sürdürülebilirliği güvence altında değildir. Türkiye’nin, insan ticaretinin&amp;amp;nbsp;önlenmesi ve mağdurların korunması konusundaki çabalarını arttırmasına da ihtiyaç&amp;amp;nbsp;bulunmaktadır (Bkz. Fasıl 4 - Kara Paranın Aklanması ile Mücadele). &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Terörizmle mücadele&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; konusunda, terörist finansmanıyla ilgili olabileceğinden şüphe edilen&amp;amp;nbsp;banka işlemlerinin tespiti konusunda uygulama mevzuatı kabul edilmiştir. Mali Suçlar Araştırma&amp;amp;nbsp;Kurulu (MASAK) 2008’de şüpheli banka işlemlerine dair 228 ihbar almıştır. Bu sayı 2007 yılında&amp;amp;nbsp;144’tür. Eylül ayında, Türkiye’nin ve AB’nin kaygılarını karşılıklı olarak daha iyi anlamaya ve&amp;amp;nbsp;görüş alışverişinde bulunmaya yönelik bir Terörizmle Mücadele Troika toplantısı&amp;amp;nbsp;gerçekleştirilmiştir. Ancak Türkiye, Nükleer Terörizm Eylemlerinin Önlenmesine dair&amp;amp;nbsp;Uluslararası Sözleşme ile Terörizmin Önlenmesine ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesini henüz&amp;amp;nbsp;onaylamamıştır. Mali Eylem Görev Gücünün (FATF), terörizmin finansmanına, özellikle de&amp;amp;nbsp;teröristlerin malvarlığının dondurulmasına ve malvarlığına el konulmasına ve elektronik para&amp;amp;nbsp;transferine yönelik dokuz özel tavsiyesine Türkiye’nin uyumu sınırlıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Uyuşturucuyla mücadele&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Koordinasyon Kurulu ve&amp;amp;nbsp;Bilimsel Komite 3 ayda bir toplanmaya devam etmiştir. Aksaray, Edirne, Kırklareli, Kırıkkale,&amp;amp;nbsp;Kütahya, Osmaniye, Sakarya, Sinop, Tunceli, Yozgat ve Kastamonu illerinde, il seviyesinde&amp;amp;nbsp;eylem planları kabul edilmiştir. Kasım 2008’de uyuşturucuyla mücadele ve uyuşturucuya talebi&amp;amp;nbsp;azaltma konularında ilgili Meclis Komisyonu kurumsal ve yasal çerçeveyle ilgili tavsiyeleri&amp;amp;nbsp;kapsayan bir rapor yayımlamıştır. Türk kolluk kuvvetleri, 39,191 kg haşhaş ve 15,447 kg eroinin&amp;amp;nbsp;ele geçirildiği toplam sekiz operasyon gerçekleştirmiş, kontrollü teslimat konusunda ortak&amp;amp;nbsp;operasyonlara devam etmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Ekim 2008’de Reitox Ulusal Odak Noktası, Türk Polisinin Kaçakçılık ve Organize Suçlarla&amp;amp;nbsp;Mücadele Daire Başkanlığına doğrudan bağlı bir Şube Müdürlüğü olarak geliştirilmiştir. Ancak&amp;amp;nbsp;birimin insan kaynakları kapasitesi oldukça zayıf olup, hâlâ özerk bir bütçesi bulunmamaktadır.&amp;amp;nbsp;Türkiye’nin, Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezine (EMCDDA) üye&amp;amp;nbsp;olmasına ilişkin anlaşma henüz onaylanmamıştır. Uyuşturucu arzının azaltılması ile talebin&amp;amp;nbsp;azaltılması arasında dengeli bir yaklaşım sağlanamamıştır. Önleme, tedavi, rehabilitasyon tesisleri&amp;amp;nbsp;daha fazla geliştirilmelidir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Gümrük işbirliği&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Gümrük Müsteşarlığı, idari ve&amp;amp;nbsp;operasyonel kapasitesini güçlendirme konusunda çaba göstermiş, ancak, fiziksel kontrollerin&amp;amp;nbsp;oranının ciddi olarak düşürülmesi konusunda çok sınırlı bir ilerleme kaydederek, AB’nin&amp;amp;nbsp;gerekliliklerine uyumlu risk yönetimi sisteminin uygulanmasına engel teşkil etmiştir. AB’nin&amp;amp;nbsp;transit sistemine (NCTS) ve gümrük tarifeleri sistemine (TARIC ile kota ve gözlem sistemi) BT&amp;amp;nbsp;(Bilgi Teknolojileri) bağlantısı sağlamak için çaba gösterilmiş ancak, Gümrük Müsteşarlığı bir BT&amp;amp;nbsp;stratejisi kabul etmemiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Gümrük kurallarının yeknesak uygulanmasının temini için bölgesel birimlerdeki gümrük&amp;amp;nbsp;memurlarının eğitimini geliştirmek amacıyla gösterilen çabalar yetersiz kalmıştır. Türkiye, AB&amp;amp;nbsp;gümrüklerinde ele geçen taklit malların ana tedarikçilerinden biri olup, ithalat ve ihracatta fikri&amp;amp;nbsp;mülkiyet hakları kontrolleri konusunda kolluk kapasitesinden yoksundur (avro sahteciliği için&amp;amp;nbsp;bkz. Fasıl - 32).&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Sonuç&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Adalet, özgürlük ve güvenlik alanında bazı düzensiz ilerlemeler kaydedilmiştir. Türkiye, dış&amp;amp;nbsp;sınırlar ve Schengen konusunda sınırlı ilerleme sağlamıştır. Göç ve iltica konusunda da sınırlı&amp;amp;nbsp;ilerleme kaydedilmiştir. Sığınmacı sayısındaki süratli artış, bu alandaki sistemin yeniden&amp;amp;nbsp;düzenlenmesi yönünde çaba sarf edilmesini gerekli kılmaktadır. AT ile Türkiye arasında bir geri&amp;amp;nbsp;kabul anlaşması akdedilmesine ilişkin olarak, Türkiye, yakın zamanda, Aralık 2006’dan beri&amp;amp;nbsp;bloke edilmiş olan müzakerelerin yeniden başlamasını kabul etmiştir. Türkiye, FRONTEX ile&amp;amp;nbsp;çalışma düzenlemesinin yapılması yönünde çaba göstermiştir.&amp;amp;nbsp;Vize politikası konusunda çok sınırlı ilerleme kaydedilmiş olup, cezai ve hukuki konularda adli&amp;amp;nbsp;işbirliği konusunda ilerleme sağlanamamıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
----&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;references /&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
{{Hukuki_Metinler}} &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[[Category:Türkiye_İlerleme_Raporları]][[Category:Rapor_(Türkiye)]][[Category:Raporlar_(2009)]]&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>Jaakpaat</name></author>
		
	</entry>
</feed>