<?xml version="1.0"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:lang="tr">
	<id>http://www.madde14.org/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu</id>
	<title>AB Komisyonu 2012 Türkiye İlerleme Raporu - Değişiklik geçmişi</title>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.madde14.org/index.php?action=history&amp;feed=atom&amp;title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu"/>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;action=history"/>
	<updated>2026-06-15T08:58:43Z</updated>
	<subtitle>Viki üzerindeki bu sayfanın değişiklik geçmişi.</subtitle>
	<generator>MediaWiki 1.31.16</generator>
	<entry>
		<id>http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=649&amp;oldid=prev</id>
		<title>Jaakpaat: 1 revizyon içe aktarıldı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=649&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2016-04-27T08:58:33Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;1 revizyon içe aktarıldı&lt;/p&gt;
&lt;table class=&quot;diff diff-contentalign-left&quot; data-mw=&quot;interface&quot;&gt;
				&lt;tr class=&quot;diff-title&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #222; text-align: center;&quot;&gt;← Önceki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;td colspan=&quot;1&quot; style=&quot;background-color: #fff; color: #222; text-align: center;&quot;&gt;08.58, 27 Nisan 2016 tarihindeki hâli&lt;/td&gt;
				&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; class=&quot;diff-notice&quot; lang=&quot;tr&quot;&gt;&lt;div class=&quot;mw-diff-empty&quot;&gt;(Fark yok)&lt;/div&gt;
&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</summary>
		<author><name>Jaakpaat</name></author>
		
	</entry>
	<entry>
		<id>http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=648&amp;oldid=prev</id>
		<title>Jaakpaat, 15.04, 20 Şubat 2015&#039;de</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.madde14.org/index.php?title=AB_Komisyonu_2012_T%C3%BCrkiye_%C4%B0lerleme_Raporu&amp;diff=648&amp;oldid=prev"/>
		<updated>2015-02-20T15:04:53Z</updated>

		<summary type="html">&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yeni sayfa&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Parlamentosu&amp;#039;na ve Konsey&amp;#039;e sunulan &amp;quot;Türkiye 2012 Yılı İlerleme Raporu&amp;quot;nda göç ve iltica alanını içine alan Adalet, Özgürlük ve Güvenlik başlıklı 24. fasılın iltica ve göç ile ilgili bölümlerinin Türkçe tercümesini aşağıda bulabilirsiniz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Raporun Türkçe tam metnine ulaşmak için [[:Media:2012turip.pdf|tıklayınız]]. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
----&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
=== 4.24. Fasıl 24: Adalet, Özgürlük ve Güvenlik  ===&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Göç &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;alanında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu&amp;amp;nbsp;Tasarısı Mayıs 2012’de TBMM’ye sunulmuştur, ancak söz konusu kanun henüz kabul&amp;amp;nbsp;edilmemiştir. Bu kanunun kabul edilmesi, Türkiye’nin yabancılarla olan ilişkilerini yöneten&amp;amp;nbsp;ve göçmen ile mültecilerin haklarını AB standartlarına ve uluslararası standartlara uygun&amp;amp;nbsp;olarak güvence altına alan tek ve tutarlı bir yasal çerçeve oluşturulması bakımından kilit&amp;amp;nbsp;niteliktedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;2011 yılında, 217.206 kişiye, çalışma ve eğitim de dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle&amp;amp;nbsp;Türkiye’de oturma izni verilmiştir. Türkiye, düzensiz göç için çok önemli bir geçiş ülkesi ve&amp;amp;nbsp;hedef ülke olma konumunu sürdürmektedir. Türkiye’de yakalanan düzensiz göçmen sayısı&amp;amp;nbsp;2011’de 44.415’e ulaşarak, 2010 yılı rakamlarına göre&amp;amp;nbsp;% 26’lık bir artış göstermiştir. 1 Ocak&amp;amp;nbsp;ve 1 Temmuz 2012 tarihleri arasında yakalanan düzensiz göçmen sayısı 14.559’a ulaşmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türk makamları tarafından sınır dışı edilen düzensiz göçmenlerin sayısı 2011 yılında 26.889&amp;amp;nbsp;ve 1 Ocak - 1 Temmuz 2012 tarihleri arasında 4.739 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, AB’ye&amp;amp;nbsp;üye ülkelerin kolluk kuvvetleri tarafından, doğrudan Türkiye’den veya Türkiye üzerinden&amp;amp;nbsp;geçiş yaparak yasadışı yollarla AB’ye girerken veya girmeye çalışırken tespit edilen üçüncü&amp;amp;nbsp;ülke vatandaşlarının sayısı 2011 yılında 55.630’a ulaşmıştır. Bu da, 2010 rakamlarına kıyasla&amp;amp;nbsp;% 2 gibi bir artışa tekabül etmiştir. Türkiye sınırları 2012’nin ilk yarısında da geçirgen&amp;amp;nbsp;olmaya devam etmiştir. 1 Ocak ve 15 Temmuz 2012 tarihleri arasında kalan dönemde,&amp;amp;nbsp;Türkiye’ye gelen veya Türkiye üzerinden geçiş yapan ve AB’ye üye ülkeler tarafından&amp;lt;br&amp;gt;yakalanan düzensiz göçmen sayısı 25.944’tür.&amp;amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun kabul edilmesi beklendiğinden, düzensiz&amp;amp;nbsp;göçmenlerin durumlarını iyileştirmeye yönelik kayda değer hiçbir idari tedbir alınmamıştır.&amp;amp;nbsp;Düzensiz göçmenlerin barındırılmasına yönelik genel kapasite 2011 yılında 2176’ya&amp;amp;nbsp;düşmüştür. Geri gönderme merkezlerindeki asgari yaşam standartları ve bu merkezlerin&amp;lt;br&amp;gt;denetimi, hala düzenlenmemiştir. İnsan kaynaklarının ve mali kaynakların yetersizliği, geri&amp;amp;nbsp;gönderme merkezlerindeki fiziki koşulların iyileştirilmesinde engel teşkil etmiştir. Van ve&amp;amp;nbsp;Bitlis’te, her biri 400 ila 600 kişi kapasiteli olan yeni geri gönderme merkezlerinin inşası, Van&amp;amp;nbsp;depremi nedeniyle tamamlanamamıştır. Düzensiz göçmenlere psiko-sosyal hizmet&amp;amp;nbsp;sağlanmasına ilişkin olarak yapılandırılmış bir yaklaşım henüz mevcut değildir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Göçmenlerin adli yardıma erişimleri hala sınırlıdır. Barolarda bu desteğin bağımsız bir&amp;amp;nbsp;biçimde sağlanması için gerekli kurumsal kapasite bulunmamaktadır. Sınırlı sayıdaki&amp;amp;nbsp;göçmenin gönüllü geri dönüşü, iki taraflı olarak finanse edilen projelerle ve Uluslararası Göç&amp;amp;nbsp;Örgütünün (IOM) yardımıyla sağlanmaktadır. Göç yönetimi konusunda çalışan personelin&amp;lt;br&amp;gt;eğitimine, ulusal kaynaklar kullanılarak ve AB’nin veya diğer ortakların desteği ile devam&amp;amp;nbsp;edilmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türkiye-AB geri kabul anlaşması 21 Haziran 2012 tarihinde paraflanmış olmakla birlikte&amp;amp;nbsp;henüz imzalanmamıştır. Bu anlaşmanın hızlı bir şekilde akdedilmesi ve etkili bir şekilde&amp;amp;nbsp;uygulanması büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda, mevcut iki taraflı geri kabul&amp;amp;nbsp;anlaşmalarının gerektiği şekilde uygulanması hususu öncelik taşımaktadır. Türkiye ve&amp;lt;br&amp;gt;Yunanistan arasında mevcut ikili geri kabul protokolü, hala çok sınırlı bir biçimde&amp;amp;nbsp;uygulanmaktadır. Şubat ayında, Türkiye ve Bosna-Hersek arasında bir geri kabul anlaşması&amp;amp;nbsp;imzalanmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun kabul edilmesi beklendiğinden iltica alanında&amp;amp;nbsp;sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Türkiye, Mültecilerin Hukuki Statüsüne ilişkin Cenevre&amp;amp;nbsp;Sözleşmesini, Sözleşme’nin getirdiği haklardan sadece Avrupa ülkelerinden gelen&amp;amp;nbsp;sığınmacıların yararlanmasıyla sınırlandıran çekince temelinde uygulamaya devam&amp;amp;nbsp;etmektedir. AB bütçesinden finanse edilen, sığınmacılar ve mültecilere yönelik yedi kabul&amp;amp;nbsp;merkezinin inşası devam ederken sığınma başvurularındaki yüksek artışın, kabul kapasitesi&amp;amp;nbsp;bakımından kritik düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Buna ilaveten, Türkiye’nin doğusunda&amp;amp;nbsp;Ekim 2011 tarihinde yaşanan depremin bir sonucu olarak, Türkiye’nin ulusal iltica&amp;amp;nbsp;sistemindeki en önemli “uydu şehirlerden” biri olan Van’da yaşayan mültecilerin çoğu&amp;amp;nbsp;barınma yerleri yıkıldığından şehir dışına çıkmak zorunda kalmışlar ve yerel halka sağlanan&amp;amp;nbsp;yardımdan çok az faydalanabilmişlerdir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Türk makamları, Suriye’de krizin baş göstermesinden bu yana, Suriye vatandaşlarının&amp;amp;nbsp;Türkiye’ye süreklilik arzeden akını ile mücadelede yüksek seviyede yetkinlik ve operasyonel&amp;amp;nbsp;kapasite sergilemişlerdir. 2011 yılı Ekim ayı sonunda kampta kalanların tümüne tanınan açık&amp;amp;nbsp;uçlu Geçici Koruma statüsü ile fiili koruma durumu teyit edilmiştir. Bu statü, sınırların açık&amp;lt;br&amp;gt;tutulmasını, insani yardım sağlanmasını ve Suriye vatandaşlarının ülkelerine zorla geri&amp;amp;nbsp;gönderilmelerinden kaçınılmasını içermektedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Resmi tahminlere göre, Türkiye’de bulunan Suriye vatandaşlarının yaklaşık sayısı&amp;amp;nbsp;100.000’dir. Suriyeli vatandaşların pek çoğu, güneyde bulunan dört ilde kurulmuş olan&amp;amp;nbsp;kamplarda ve konteyner kentlerde kalmaktadır. Kamplardaki genel yaşam koşulları, BM&amp;amp;nbsp;Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve Avrupa Komisyonu İnsani Yardım ve Sivil&amp;amp;nbsp;Koruma Biriminin (ECHO) de dahil olduğu birçok uluslararası gözlemciler tarafından&amp;amp;nbsp;övgüyle karşılanmıştır. BMMYK, Türk makamlarına kampların bulunduğu yerlerde yardımcı&amp;amp;nbsp;olmuş, kamplardaki işleyişi izlemiş, gözlemlemiş ve Hatay kayıt merkezinde, kayıt&amp;lt;br&amp;gt;işlemlerine yönelik danışmanlık desteği vermiştir. Kamplardaki durumu izleme ve raporlama&amp;amp;nbsp;yapma imkanı sunulan gözlemcilerin sayısı giderek artmaktadır. Ancak, şeffaflığın tam olarak&amp;amp;nbsp;sağlanması ve sivil toplum örgütleri de dahil ilgili diğer aktörlerin kamp tesislerine&amp;amp;nbsp;girmelerine izin verilmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerekmektedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Vize politikası&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039; konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. İçişleri Bakanlığı, Türkiye’deki kısa&amp;amp;nbsp;süreli kalışlar için yeni düzenlemeler getirmiştir. Ancak, Türkiye, dış sınırlardan geçişte vizesi&amp;amp;nbsp;olması gereken ve vatandaşları vizeden muaf tutulan ülkeleri sıralayan AB listelerine uyum&amp;amp;nbsp;sağlamamıştır. 2009’un başında başlatılan vize muafiyetlerinin ardından sınır kontrollerinin&amp;amp;nbsp;daha da güçlendirilmesi için hiçbir ilave tedbir alınmamıştır. Ayrıca Türkiye, vize politikasına&amp;amp;nbsp;ilişkin olarak üye ülkeler arasında ayrım yapmaya devam etmektedir: AB’ye üye 11 ülkenin&amp;amp;nbsp;vatandaşları, hala Türkiye’ye girmeden önce vize almak zorundayken, 16 üye ülkenin&amp;amp;nbsp;vatandaşları ise bu yükümlülükten muaftır. Konsolosluk personeline yönelik olarak, özellikle&amp;amp;nbsp;belge güvenliği konusunda eğitim düzenlenmesine açıkça ihtiyaç vardır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;Dış Sınırlar ve Schengen &amp;#039;&amp;#039;&amp;#039;konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Sınır yönetimine ilişkin&amp;amp;nbsp;görevlerin ve koordinasyonun, uzman ve profesyonel bir sınır muhafaza teşkilatına&amp;amp;nbsp;devredilmesine ilişkin mevzuat, henüz Meclisin onayına sunulmamıştır. Entegre Sınır&amp;amp;nbsp;Yönetimi (ESY) taslak yol haritası henüz onaylanmamıştır. Kanunun ve ESY yol haritasının&amp;lt;br&amp;gt;kabul edilmesinde yaşanan gecikmeler, kurumsal gelişme ve entegre sınır yönetiminin&amp;amp;nbsp;uygulanması önündeki en büyük kurumsal engeldir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Kurum içi ve kurumlar arası işbirliği ve koordinasyon, etkin bir sınır yönetimi sağlanması&amp;amp;nbsp;açısından büyük ölçüde geliştirilmelidir. Vali yardımcılarının görevlerini genişleterek, sınır&amp;amp;nbsp;birimlerinde idare amiri olarak görev yapmalarını öngören mevzuat değişikliği, Meclis’te&amp;amp;nbsp;henüz kabul edilmemiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Mayıs 2012 tarihinde TC Dışişleri Bakanlığı ve Frontex arasında bir Mutabakat Zaptı&amp;amp;nbsp;imzalanmıştır. Bu Mutabakat Zaptı, eğitim faaliyetlerine ve ortak tatbikatlara katılım, Frontex&amp;amp;nbsp;uzmanlarının Türkiye’de görevlendirilmesi ve daha düzenli bir bilgi alışverişi ve risk&amp;amp;nbsp;analizinin yapılabilmesi de dahil Türkiye ve Frontex arasında güçlendirilmiş operasyonel&amp;amp;nbsp;işbirliği için çerçeve oluşturulmasını mümkün kılmaktadır. Genel olarak, sınır yönetiminden&amp;amp;nbsp;sorumlu ilgili makamlar arasında yapılan ortak analizler de dahil risk analizinin yapılmaması,&amp;amp;nbsp;yetersiz bir sınır yönetimine ve kaynakların etkin kullanılmamasına yol açmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Sınırlardan sorumlu tüm birimlere, dil eğitimi de dahil olmak üzere yapılandırılmış eğitim&amp;amp;nbsp;verilmesine ihtiyaç vardır. Sınırda görevli personelin rotasyonu, uzmanlığın sürdürülebilmesi&amp;amp;nbsp;açısından dikkatle gözden geçirilmelidir. Kara mayınlarının, modern ve insana dayalı sınır&amp;amp;nbsp;gözetleme araçları ile temizlenmesi öncelikli bir husustur. Kara sınırı geçiş noktalarının&amp;lt;br&amp;gt;(BCP) operasyonel işlevselliği için yapılan mimari tasarımların yarattığı sorunların ele&amp;amp;nbsp;alınması gerekmektedir. Hem tasarım aşamasında hem de modernize edilmiş sınır kapılarının&amp;amp;nbsp;kullanımı sırasında, sınırlardan yerel ve merkezi düzeyde sorumlu birimlere düzenli olarak&amp;amp;nbsp;danışılması gerekmektedir. Bu durum, havaalanları transit bölgelerinde düzensiz göçün&amp;lt;br&amp;gt;kontrol altına alınması için proaktif sınır kontrolü usul ve düzenlemelerinin yapılmasını&amp;amp;nbsp;mümkün kılmaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;Kara sınırı geçiş noktalarında özel gümrük alanlarının bulunması, yerel düzeyde bir entegre&amp;amp;nbsp;sınır yönetimi sisteminin kurulması açısından büyük bir zorluk yaratmaktadır. Sınır yönetimi&amp;amp;nbsp;açısından komşu ülkeler, kaynak ülkeler ve hedef ülkeler ile olan işbirliğinin geliştirilmesi&amp;amp;nbsp;gereklidir. Sınırlardan sorumlu makamlar ve Türk Hava Yolları arasındaki güçlendirilmiş&amp;amp;nbsp;işbirliği, özellikle, iniş ve biniş öncesinde taramalar ve analizler yapılmasını temin edecek&amp;amp;nbsp;ortak bir eğitim ve daha etkin bilgi paylaşımıyla geliştirilmelidir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
{{Raporlar}}&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;lt;br&amp;gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[[Category:Türkiye_İlerleme_Raporları]] [[Category:Rapor_(Türkiye)]] [[Category:Raporlar_(2012)]]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[[en:EC Progress Report for Turkey 2012]]&lt;/div&gt;</summary>
		<author><name>Jaakpaat</name></author>
		
	</entry>
</feed>