ABD 2009 İnsan Hakları Yıllık Raporu; Mültecilerin Durumu - Türkiye

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

 Amerika Birleşik Devletleri Demokrasi ve İnsan Hakları Bürosu tarafından hazırlanan "Yıllık İnsan Hakları" raporu Türkiye bölümünde yeralan "Seyahat Etme Özgürlüğü, Ülke İçinde Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Kişiler, Mültecilerin Korunması ve Vatansız Kişiler" başlığının Türkçe metnini aşağıda bulabilirsiniz.


Raporun Türkçe metnini pdf formatında indirmek için tıklayınız.
Raporun İngilizce metnini pdf formatında indirmek için tıklayınız.




 

Seyahat Etme Özgürlüğü, Ülke İçinde Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Kişiler, Mültecilerin Korunması ve Yurtsuz Kişiler

Yasalar yurt içinde-dışında seyahat etme, göç etme ve yurda dönmeye izin vermektedir; ancak uygulamada hükümet zaman zaman bu hakları kısıtlamıştır. Yasalar, bir vatandaşın ülkeden ayrılma özgürlüğünün sadece olağanüstü ulusal haller, yurttaşlık görevleri (örn. askerlik hizmeti) ya da adli soruşturma veya kovuşturma durumunda sınırlandırılabileceğini öngörmektedir. Hükümet güneydoğuda, yollarda kurulan çok sayıda kontrol noktası dâhil olmak üzere ağır güvenlik önlemleri uygulamaya devam etmiştir. Hükümet ülke içinde göçe tabi tutulmuş kişiler, mülteciler (belirli coğrafi kısıtlamalara tabi olarak tanınan), ülkelerine dönen mülteciler, üçüncü ülkelere sığınma hakkı için bekleyenler, yurtsuz kişiler ve diğer sorun yaşayan insanlara yardım konusunda genellikle Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu (BMMYK) ve diğer insani yardım örgütleri ile birlikte çalışmıştır.


Eylül 2008‟de, Anayasa Mahkemesi Milli Güvenlik Kurulu'nun önerisi üzerine Bakanlar Kuruluna "zorunlu yerleşim" uygulama yetkisi veren yasal düzenlemeyi reddetmiştir. Mahkeme kararını anayasanın 23. maddesine dayanarak vermiştir. Bu madde suç önleme, toplumsal ve ekonomik kalkınmayı ilerletme, sağlıklı ve düzenli bir kentsel gelişim sağlama ve kamu mülkiyetini koruma amacı dışında yerleşim özgürlüğüne herhangi bir kısıtlama getirmeyi yasaklamaktadır. Söz konusu hüküm bir köyün milli güvenlik nedeniyle boşaltılamayacağını belirtmektedir. Yıl boyunca güvenlik nedeniyle herhangi bir köyün boşaltıldığına dair bildirim olmamıştır. Bunun aksine köylülerin Bitlis, Şanlıurfa ve Mardin yakınlarındaki köylerine döndükleri bildirilmiştir.


Yasalar zorunlu sürgünü yasaklamaktadır ve hükümet böyle bir uygulamada bulunmamıştır.



Ülke İçinde Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Kişiler (ÜİZGTTK’ler)

Ülkede 1984 yılında başlayan, 1990‟larda şiddetlenen ve yıl boyunca da devam eden PKK çatışmaları nedeniyle ÜİZGTTK‟ler bulunmaktadır. Hükümet, çatışmalardan önce ayrılan birçok kişiyle beraber, güneydoğudaki 62.448 haneden 368.360 kişinin çatışma sırasında göç ettiğini bildirmiştir. Ulusal Türk Polis Teşkilatı‟na (UTPT) göre 187.861 vatandaş yıl içinde güneydoğudaki köylerine gönüllü olarak dönmüştür.


Akademik gözlemciler göç eden kişilerin sayısının çok daha fazla olduğunu, 1986 – 2005 yıllarında 953.680 – 1.301.200 arasında değiştiğini bildirmiştir. Hükümet ve STÖ yetkililerinin sunduğu rakamlar arasındaki büyük farkın temel nedeninin hükümetin sadece güvenlik güçleri tarafından tahliye edilen kişileri sayıp genel şiddet eylemleri veya güvenlik ve ekonomik sebeplerden dolayı göç eden kişileri dâhil etmemesi olduğunu belirtmişlerdir.


Kırsal kesimden kente olan ekonomik göç, büyük ölçekli kalkınma projeleri ve doğal afetler ülke içindeki göçe neden olan diğer faktörler arasındadır, ancak güneydoğudaki şiddet eylemleri göç oranında daha fazla artışa neden olmuştur.
Yasalar, PKK ile olan çatışmalar sırasında mallarını kaybeden ÜİZGTTK‟lerden başvuruda bulunanlara tazminat ödenmesini öngörmektedir. 2007 yılında meclis söz konusu kişilerin Mayıs ayının sonuna kadar tazminat başvurusunda bulunabilmeleri için yasanın süresini uzatmıştır. STÖ gözlemcileri yasanın hükümetin belirttiği amaçlara ve adil ve uygun ıslah ilkelerine aykırı şekilde uygulandığını bildirmiştir. Yasanın uygulanmasıyla görevli il komisyonlarının kararlarının yetersiz kaldığı, çatışmadan önceki evlerine dönmek isteyen ÜİZGTTK'lere engel oldukları ve ÜİZGTKK'lerin temyiz yolunun olmadığı bildirilmiştir. Yerel STÖ‟ler ve bölgedeki baro birlikleri, yasada makul olmayan belgelerin zorunlu kılındığı ve tazminat bedellerinin AİHM tarafından belirlenen standartların çok altında olduğunu belirtmiştir. Hükümet yasanın adil bir şekilde uygulamadığı yönündeki iddiaları reddetmiştir.


Yasa sadece 1987'den sonra yaşanan kayıpları tazmin etmekte, bu tarihten önce kayıp yaşayan kurbanları kapsamamaktadır. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV) ekonomik durumun ve güvenlik koşullarının bozulmasına bağlı olarak bölgeyi terk eden birçok kurbanın kayıplarıyla PKK ya da güvenlik güçlerinin eylemleri arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu kanıtlayamadıkları için tazminat alamadığını bildirmiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü (İHİÖ) 1987‟den önce Güneydoğu Anadolu bölgesini terk eden bu köylülere hükümetin tazminat ödemeyi reddettiğini belirtmiştir.
Ordunun, köyün "özel güvenlik bölgesi" içinde olduğunu açıklaması üzerine jandarma ve köy korucularının evlerini terk etmeye zorladığı bir grup köylü Ağustos 2007'de Siirt Valiliği'ne idari şikâyette bulunmuştur; yıl sonunda davanın durumuyla ilgili bir bilgi bulunmamaktaydı. Köylüler eşyalarıyla birlikte zorla evlerinden çıkarılmış ve köydeki ürün ve hizmetlere erişimleri engellenmiştir. Yıl içinde köy halkından durumlarının genel olarak iyileştiğine dair bazı bildirimler olmuştur.
Gönüllü ve destekli köye dönüşler devam etmiştir. Bazı durumlarda insanlar eski evlerine geri dönebilmişler, bazı durumlarda ise merkezi köyler yapılmıştır. UTPT PKK teröristleriyle olan çatışmalardan kaynaklanan kayıplar için yıl içinde 349.982.716 lira (yaklaşık 233.000.000 dolar) tazminat ödediğini bildirmiştir.


Yabancı devletler ve ulusal ve uluslararası insan hakları örgütleri hükümetin ÜİZGTTK'lerin geri dönüşünü destekleme programını açık olmaması ve yetersiz olması nedeniyle eleştirmeye devam etmiştir.



Mültecilerin Korunması
Ülke 1951 tarihli Mülteci Statüsü Anlaşması ve 1967 tarihli Mülteci Statüsü Protokolüne taraftır. Ancak, Türkiye 1967 protokolünün coğrafi sınırlamaya tabi olduğunu onaylamış ve bu nedenle yükümlülüklerinin sadece Avrupa'dan gelen mülteciler için geçerli olduğunu kabul etmiştir. Bir idari yönetmelik mülteci statüsü ya da iltica hakkı vermektedir. Hükümet mültecileri korumak için resmi bir sistem ya da yasa hazırlamamıştır. Yıl içinde İç İşleri Bakanlığı BMMYK kararlarına paralel olarak mülteci statüsü belirlemek için bir süreç uygulamıştır. Bu sürecin sonucunda yaklaşık 6000 olayın üçü dışında BBMYK ile aynı kararları vermiştir. Bu üç olayda yer alan kişilerin ülkeden ayrılmasına izin verilmiştir.


Hükümet ülkede sürekli bir çözüm bulamayan mültecilerin üçüncü ülkelere yerleşmek için çıkış izni almalarını şart koşmuştur. Yönetmeliklerin mültecilerin her altı ayda bir hükümet tarafından belirlenen şehirde yaşamak için ödemesini gerekli gördüğü 273 lira (185 ABD doları) değerindeki ikamet harcı çıkış izni için bir engel teşkil etmektedir. Bu harç her altı
ayda bir zamanında ödenmezse, mültecilerin ülkeyi terk etmeden önce gecikme ücretiyle beraber eski harçları da tam olarak ödemesi gerekmektedir. Harçlar ödendiği sürece belirlenen şehir dışında yaşamanın cezası bulunmamaktadır. Bazı durumlarda, aileler ülkeden ayrılmalarına izin verilmeden önce binlerce dolar ikamet ve gecikme harcı ödemiştir. Bir olayda sekiz fertli bir ailenin İç İşleri Bakanlığı tarafından belirlenen bir harç programına göre 50.000 dolar çıkış cezası ödemesi istenmiştir.


Birçok olayda hükümet, mültecilerin yaşam veya özgürlüklerinin ırk, din, vatandaşlık, belirli bir sosyal gruba üyelik ya da siyasi görüşleri nedeniyle tehdit edildiği ülkelere dönmesine veya sınır dışı edilmesine karşı bu kişilere koruma sağlamıştır. Yılın ilk dokuz ayında BMMYK‟nin ilgilendiği 214 kişi sınır dışı edilmiş ve 135 kişi BMMYK‟ye kaydedilmemiştir. 790 kişinin sınır dışı edildiği önceki yıla oranla bu rakamda önemli bir düşüş olmuştur. Potansiyel mülteciler ülkeye yasa dışı şekilde girdikleri gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığında ya da tutuklandığında, BMMYK kimi zaman bu kişilere ulaşmada zorluklarla karşılaşmıştır.


Hükümet ülkeye yasa dışı şekilde veya kendi ülkelerinden başka bir ülkeden giren mültecileri ve sığınma hakkı arayanları gözaltına almıştır. Yılın ilk dokuz ayında toplam 901 kişi gözaltına alınmış ve 100 kişi BMMYK‟ye kaydedilmiştir. Gözaltına alınan kişiler aylarca ve hatta yıllarca cezaevinde tutulmuştur. Ülkeye Irak‟tan giren yaklaşık 20 İranlının davaları yıl sonunda AİHM‟de devam etmekteydi.


Iraklı vatandaşlar Türk havaalanlarına geldiklerinde genellikle turist vizesi alabilmiştir. Ancak göç yetkililerinin, Avrupa'ya giderken Türkiye'den geçen Iraklılar dâhil bazı yabancıların Avrupa'da sığınma hakkı arayabileceğine karar vermesi üzerine bu kişiler ülkelerine iade edilmiştir.


Doğu sınır bölgelerinin yakınında gözaltına alınan yasa dışı göçmenlerin sığınma hakkı ülkeden geçerken veya diğer bölgelerden ülkeyi terk etmeye çalışırken yakalanan yasa dışı göçmenlerden daha çok sorgulanmış ve bu kişiler işlemler için daha çok başvuruda bulunmuştur. Ancak, geçici sığınma hakkıyla ilgili ülke prosedürüne erişim olanakları, aralarında muhtemel sığınma hakkı arayanların da bulunduğu yakalanan kaçak göçmenler için karşılama hizmetleri ile güvenlik görevlilerine yardım edecek tercümanların olmaması nedeniyle engellenmiştir.


Yasalar sığınma hakkı arayanlar için sıkı bir süre sınırı ya da geçerli bir kimlik belgesi sunmalarını öngörmemiştir. Yasalar ayrıca "insani durumlar" söz konusu olduğunda sığınma hakkı arayanlardan ikamet harcı istenmemesini öngörmektedir. Bu maddeye rağmen, Uluslararası Göç Örgütü (UGÖ) yıl içinde bazı mültecilerin sığınacakları ülkeye yerleşmek üzere ülkeden ayrılmak için İstanbul'a gitme izni almak amacıyla kayıt yaptırmakta geç kaldıkları gerekçesiyle para cezasına çarptırıldığını bildirmiştir.


BMMYK bir veya daha fazla ülkeden geçtikten sonra yasal şekilde ülkeye gelen sığınma hakkı arayanlarla ilgili birçok olaya başarılı şekilde müdahale edildiğini bildirmiştir. Ancak, BMMYK sığınma başvurusu yapmak isteyen gözaltındaki kişilere, kaçak yolculuk yapmak isteyenlere ve ülkenin havaalanlarının uluslararası bölgelerindeyken sığınma hakkı isteyenlere erişimde sorunlar yaşamaya devam etmiştir.


Hükümet, Avrupa kökenli olmayanlar dâhil olmak üzere mülteci statüsü alamayanlara geçici koruma sağlamıştır. İç İşleri Bakanlığı'na göre hükümet, yıl içinde BMMYK'nin üçüncü ülkelere yerleştirilmesini istediği 8478 yabancıya geçici koruma sağlamıştır. Mültecilerin ülkede çalışmasına izin verilmemiş ve BMMYK veya yerleştirme acenteleriyle olan toplantılar
için olsa bile İstanbul ya da Ankara'ya gitmek amacıyla İç İşleri Bakanlığı'ndan izin almaları gerekmiştir.


Kaynak: http://turkish.turkey.usembassy.gov/media/pdf/hr_report_turkey_2009.pdf



Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019