ABD 2010 İnsan Hakları Yıllık Raporu; Mültecilerin Durumu - Türkiye

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

 Amerika Birleşik Devletleri Demokrasi ve İnsan Hakları Bürosu tarafından hazırlanan "Yıllık İnsan Hakları" raporu Türkiye bölümünde yeralan "Seyahat Etme Özgürlüğü, Ülke İçinde Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Kişiler, Mültecilerin Korunması ve Vatansız Kişiler" başlığının Türkçe metnini aşağıda bulabilirsiniz.


Raporun Türkçe metnini pdf formatında indirmek için tıklayınız.
Raporun İngilizce metnini pdf formatında indirmek için tıklayınız.





Seyahat Etme Özgürlüğü, Ülke İçinde Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Kişiler, Mültecilerin Korunması ve Vatansız Kişiler


Seyahat Etme Özgürlüğü
Anayasa yurt içinde-dışında seyahat etme, göç etme ve yurda dönmeye izin vermekte, ancak uygulamada hükümet zaman zaman bu hakları kısıtlamakta. 12 Eylül anayasa değişiklikleri sadece suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle, ve sadece hâkim karari ile seyahat özgürlüğünü kısıtlayabileceğini öngörmekte. Hükümet, sıkı güvenlik onlemleri uyguladığı güneydoğuda yol boyunca oluşturdukları kontrol noktalarının sayısını önemli ölçüde azalttı. Hükümet ülke içinde göçe tabi tutulmuş kişiler, mülteciler (menşe ülkesine göre belirli coğrafi kısıtlamalara tabi olarak tanınan), ülkelerine dönen mülteciler, üçüncü ülkelere sığınmak için bekleyenler, vatansız kişiler ve diğer sorun yaşayan insanlara yardım konusunda genellikle BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNCHR) ve diğer insani yardım örgütleri ile birlikte çalıştı.
Yasalar zorunlu sürgünü yasaklamakta. Hükümet böyle bir uygulamada bulunmadı.



Ülke İçinde Yerlerinden Edilen Kişiler
Güvenlik güçleri ile PKK arasındaki 1984’te başlayan ve yıl boyunca devam eden çatışmalar, yüz binlerce vatandaşın ülke içinde yerlerinden edilmelerine neden oldu. Yerlerinden edilen birçok kişi özellikle İzmir ve İstanbul çevresi olmak üzere batıdaki şehirlere sürekli olarak yerleşti. EGM’ye göre Ekim ayına kadar 187.861 vatandaş güneydoğudaki köylerine gönüllü olarak döndü.


Yasalar, PKK ile olan çatışmalar sırasında mallarını kaybeden yerlerinden edilmis kişilerden Mayıs 2009 tarihine kadar başvuruda bulunanlara tazminat ödenmesini öngörmekte. Avrupa Komisyonu Kasım ayında yayınlanan ilerleme raporunda hükümetin 2004’ten bu yana terör ve teröre karşı olan çatışmalar nedeniyle vatandaşların zararını tazmin etmede ilerleme kaydetmeye devam etti. Başvuruları reddedilen kişiler idari mahkemelerde çok sayıda dava açtı. Bazıları AİHM’ye başvurdu. Yerel STÖ’ler ve bölgedeki barolar, yasada makul olmayan belgelerin zorunlu kılındığı ve tazminat bedellerinin AİHM tarafından belirlenen standartların çok altında olduğunu ileri sürdü. Hükümet bu iddiaları yalanladı.


Gönüllü ve destekli köye dönüşler devam etti. Bazı durumlarda insanlar eski evlerine geri dönebildi, bazı durumlarda ise merkezi köyler kuruldu. EGM, PKK teröristleriyle olan çatışmalardan kaynaklanan kayıplar için Ekim ayına kadar toplam 1,95 milyar TL (yaklaşık 1,3 milyar ABD doları) tazminat ödediğini bildirdi.



Mültecilerin Korunması
Türkiye, 1967 Mülteci Statüsü Protokolü kapsamındaki yükümlülüklerinin sadece Avrupa'dan gelen mülteciler için geçerli olduğunu kabul etmekte. İdari bir yönetmelik mülteci statüsü ya da iltica hakkı vermekte. Yıl içinde İçişleri Bakanlığı UNHCR kararlarına paralel olarak mülteci statüsü belirleme süreci uyguladı. Bu sürecin sonucunda neredeyse bütün basvurularda UNHCR ile aynı kararları verdi.


Hükümet, ülkede sürekli bir çözüm bulamayan mültecilerin diğer ülkelere yerleşmek için çıkış izni almalarını şart koşmakta. Eskiden bu izin mülteciler ikamet ve her türlü gecikme harcını ve para cezasını ödeyene kadar verilmiyordu. Mart ayında İçişleri Bakanlığı mültecilerin ikamet ettiği yerlerdeki belediyelere ikamet harcını ödeyemeyenler için bu harçtan feragat etmelerine yönelik bir talimat gönderdi. Bu harçtan feragat edenlerin sayısıyla ilgili, yıl sonunda herhangi bir bilgi bulunmuyordu.


Birçok olayda hükümet, mültecilerin yaşam veya özgürlüklerinin ırk, din, vatandaşlık, belirli bir sosyal gruba üyelik ya da siyasi görüşleri nedeniyle tehdit edildiği ülkelere dönmesine veya sınır dışı edilmesine karşı bu kişilere koruma sağladı. Yılın ilk dokuz ayında UNHCR’nin ilgilendiği 62 kişi sınır dışı edildi. 214 kişinin sınır dışı edildiği önceki yıla oranla bu rakamda önemli bir düşüş oldu. Potansiyel mülteciler ülkeye yasa dışı şekilde girdikleri gerekçesiyle güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığında ya da tutuklandığında, UNHCR kimi zaman bu kişilere ulaşmada zorluklarla karşılaştı.


Hükümet yıl içinde ülkeye yasa dışı şekilde giren mültecileri ve sığınmacilari gözaltına aldı, bu uygulama AI tarafından eleştirildi. Yılın ilk dokuz ayında toplam 1014 kişi gözaltına alındı ve 310 kişi UNHCR’ye kaydedildi. Gözaltına alınan kişiler süresiz olarak gözaltında tutulabildi. UNHCR’ye göre, gözaltına alınan bu kişilerin çoğu Afgan (646) ve İranlı (177) idi.


Iraklı vatandaşlar Türk havaalanlarına geldiklerinde genellikle turist vizesi alabildi. Ancak göçmenlik yetkilileri, Avrupa'ya giderken Türkiye'den geçen Iraklılar dâhil bazı yabancıların Avrupa'da sığınma talebinde bulunabileceklerine karar verdiği için bu kişiler ülkelerine iade edildi.


Geçici sığınma hakkıyla ilgili ülke prosedürüne erişim olanakları, muhtemel sığınma talebinde bulunanlar da dâhil olmak üzere, yakalanan kaçak göçmenler için karşılama hizmetlerinin ve güvenlik görevlilerine yardım edecek tercümanların olmaması nedeniyle aksadi.


Yasalar sığınma hakkı talebinde bulunanlara sıkı bir süre sınırı ya da bu kişilerin geçerli bir kimlik belgesi sunmalarını öngörmemekte. Yasalar ayrıca "insani durumlar" söz konusu olduğunda sığınma talebinde bulunanlardan ikamet harcı istenmemesini öngörmekte. Mart ayında geç kayıt yaptıranlardan para cezası alma uygulamasının kaldırılmasını belirten hükümet genelgesinin yayınlanmasının ardından, alınan ya da uygulanan para cezalarına ilişkin bir haber alinmadi.


UNHCR bir veya daha fazla ülkeden geçtikten sonra ülkeye yasal şekilde gelen sığınma talebinde bulunanlarla ilgili birçok olaya başarılı şekilde müdahale edildiğini bildirdi. Ayrıca sığınma başvurusu yapmak isteyen gözaltındaki kişilere ve kaçak yolculuk yapanlara ve ülkenin havaalanlarının dis hatlarindayken sığınma hakkı isteyenlere erişimde gelişme kaydedildiğini belirtti.


Hükümet, Avrupa kökenli olmayan kişiler dâhil olmak üzere mülteci statüsü alamayanlara geçici koruma sağladı. Mültecilerin UNHCR veya yerleştirme kurumlariyla/birimleriyle görüşmek üzere İstanbul ya da Ankara'ya gitmek için yerel mercilerden izin almaları gerekti.


İnsan hakları grupları ülkede yıl sonunda yaklaşık 200 İranlı lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel mültecinin yaşadığını bildirdi. Grup bu mültecilerin cinsel yonelim veya cinsel kimlikleri nedeniyle mülteci statülerinin yanı sıra ülkede çeşitli sorunlarla karşılaştığını bildirdi.



Kaynak: http://turkish.turkey.usembassy.gov/media/pdf/hrr_2010_turkish.pdf



Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019