"EMHRN - Belirsizlik: Türkiye'deki Suriyeli Mültecilerin Durumunu En İyi Anlatan Kelime" sayfasının sürümleri arasındaki fark

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
 
 
(Aynı kullanıcının aradaki bir diğer değişikliği gösterilmiyor)
37. satır: 37. satır:
 
{{Raporlar}}
 
{{Raporlar}}
  
[[Category:Raporlar_(2011)]][[Category:Rapor_(Ortadoğu)]][[Category:Rapor_(Türkiye)]]
+
[[Category:Raporlar_(2011)]][[Category:Rapor_(Ortadoğu)]][[Category:Rapor_(Türkiye)]][[Category:Rapor_(Suriye)]]

20:00, 8 Nisan 2019 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı (EMHRN) tarafından hazırlanan ve Ekim 2011 tarihinde yayınlanan Belirsizlik: Türkiye'deki Suriyeli Mültecilerin Durumunu En İyi Anlatan Kelime başlıklı raporun Giriş bölümünü aşağıda bulabilirsiniz.


Raporun Türkçe tam metni için tıklayınız.

Raporun İngilizce tam metni için tıklayınız.



ÖZET:


Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı’nı (EMHRN) temsil eden bir delegasyon Türkiye’deki Suriyeliye mültecilerin durumunu değerlendirmek ve ülkelerinden kaçmalarına neden olan koşulları incelemek için 22-28 Ağustos 2011 tarihlerinde Türkiye’de bir araştırma-inceleme gezisi gerçekleştirdi.


Suriye’de Mart’ın ortalarından itibaren ortaya çıkan şiddet patlaması nedeniyle gelen çok sayıda mülteci ya ciddi insan hakları ihlallerine maruz kaldı ya da bu ihlallere şahit oldu ve ülkelerine dönme noktasında hayatlarından endişe etmeye devam ediyor.


EMHRN Suriye’de en az 2.700[1] insanın ölümü ve yüzlerce kişinin tutuklanması ve işkence görmesi ile sonuçlanan demokrasi yanlısı göstericilere yönelik ölümcül düzeyde bastırma ve aşırı güç kullanımı nedeniyle Suriye hükümetini sert bir şekilde kınamaya devam ediyor.
EMHRN Türk hükümetinin binlerce Suriyeli mülteciye yönelik insani muamelesini ve onlara sunduğu etkin barınma imkanlarını kabul ediyor.
Bununla birlikte, EMHRN Suriye’den Türkiye’ye gelerek sığınma arayan insanlara tam koruma sağlamanın sadece insani bir zorunluluk değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası mülteci hukuku kapsamında yasal bir yükümlülük olduğunu tekrar eder.


Türkiye Devletinin “misafirleri” olarak, Suriyeli mülteciler de facto korumadan yararlanabiliyor, fakat statüleri yoruma ve iptal edilmeye açık. Mevcut durum 1994 Türk Sığınmacı Yönetmeliği’nin tam uygulanmasının sağlayacağı minimum güvencelerden yoksundur.


Avrupalı olmayan sığınmacılara sadece geçici sığınmacı hakkı veren Türkiye’nin normal sığınmacı sisteminin birçok eksikliğine rağmen, Valilik ve BMMYK nezdinde sığınmacı kaydı yaptırmak isteyen Suriyelilere izin vermek bu kişilere daha net bir statü ve geri gönderilmelerine karşı daha açık bir yasal koruma sağlar. Bu durum mültecilere bir kimlik kartı ve geçici oturma izni alma hakkı da verir.
EMHRN Suriye krizinin her hafta daha da şiddetlenmesi ve mültecilerin yakın bir gelecekte evlerine dönemeyecekleri ihtimalinin olması nedeniyle Türk hükümetinin mültecilere sağladığı “misafir” statüsünü tekrar gözden geçirmesini ve onları “sığınma başvurusu yapan” kişiler olarak kayıt altına almasını ister.




  1. Bkz: http://www.ohchr.org/FR/NewsEvents/Pages/DisplayNews.aspx?NewsID=11397&LangID=EfckLRLütfen bu rakamın minimum tahmin olduğunu göz önünde bulundurun. Suriye’deki insan hakları grupları 5.000’den fazla kurbandan bahsediyor. http://www.irinnews.org/report.aspx?reportid=93772



Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019