UAÖ - Türkiye: Suriyeli Mültecilerin İhtiyaçları İçin Ulusal Yetkililer ve Uluslararası Toplum Birlikte Çalışmalı

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Uluslararası Af Örgütü tarafından yayınlanan "Türkiye: Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamak için ulusal yetkililer ve uluslararası toplum işbirliği içinde hareket etmeli" metin başlıklı bilgilendirme raporunun giriş bölümünü aşıda bulabilirsiniz.

Raporun Türkçe tam metni içi tıklayınız.

Uluslararası Af Örgütü bugün bir brifing yayımlayarak Türkiye’de bulunanlar başta olmak üzere Suriyeli mültecilerin durumuna dikkat çekti. Suriye’de ülke içinde süre gelen silahlı çatışmalar, güvenli bir yer arayışı içinde olan Suriyelilerin ülkelerini terk etmesine yol açıyor. Sayıları 1.3 milyonu aşan Suriyeli mülteciler başta Türkiye olmak üzere, Ürdün, Lübnan ve Irak’a sığınıyor.


Suriyeli mültecilerin, evlerine dönene kadar, yeterli bir şekilde korunduğu ve yardıma erişimlerinin sağlandığını güvence almak için daha artık fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Uluslararası Af Örgütü Suriyeli mültecileri barındıran komşu ülkelerin kayda değer adımlarının öneminin altını çizerken bu ülkelerdeki tüm ulusal yetkililere Suriye’de kötüleşen durum yüzünden ülkesinden kaçan herkesin güvenliğini sağlama çağrısında bulunuyor. Özellikle Suriye’ye komşu ülkeler, zulüm ve insan hakları ihlallerinden kaçan mültecilerin kendi topraklarına girişini ve zorla Suriye’ye gönderilmemesini güvence altına almalı. Aynı şekilde Suriyeli mültecilerin sığındığı ülkeler, mültecilerin sığınma, beslenme, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlere erişimini de güvence altına almalı.


Uluslararası Af Örgütü bu çağrıyı yaparken uluslararası topluma da, dayanışma ve paylaşım ruhu ile hem finansal hem de teknik açıdan Suriye’ye komşu ülkelere destek sağlama, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in Suriye Bölgesel Müdahele Planı’na katkıda bulunma çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) 18 Nisan 2013 itibariyle açıkladığı sayılara göre 1,308,901 Suriyeli, Suriye’ye komşu olan ülkelerde ya kayıt altına alındı ya da kayıt olmak için bekliyor. Suriye’yi terk edenlere ek olarak dört milyon kişi ise ülke içinde yerinden edildi.

Türkiye’de bulunan Suriyeli mülteciler

Yine BMMYK’ya göre 5 Nisan 2013 itibarıyla Türkiye’de Suriye’den gelen 293,761 kadar kişi bulunuyor. Bu sayı 2013’ün başlangıcından bu yana neredeyse üçte birlik bir artış anlamına geliyor. Fakat Türkiye yetkilileri Türkiye’de bulunan Suriyeli mültecilerin sayısının 400.000 kadar olduğunu düşünüyor. Bunların 190.000’i hükümetin sekiz bölgede açtığı 17 mülteci kampında kalıyor. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, “Uluslararası toplum, Türkiye'de bulunan Suriyeli mültecilere destek vermek için daha fazla çaba göstermeli. Türkiye yetkilileri kampların dışında yaşayan Suriyeli mültecileri korumak için uluslararası toplumla işbirliği içinde acil adımlar atmalı” diye konuştu.

Mart 2013 itibariyle hükümetin açtığı 17 mülteci kampı ve üç adet konteynırkent bulunuyor. İki konteynırkent daha yapım aşamasında. Uluslararası Af Örgütü, son dönemde inşa edilen mülteci kamplarının belirgin bir şekilde Suriye sınırından uzak olmasını olumlu bir gelişme olarak görmektedir.

Mülteci kamplarının hâlihazırda uluslararası standartlarla uyumlu olması için, mültecilerin geldiği ülkelerle olan sınırdan -en az 50 kilometre- makul bir uzaklığa inşa edilmesi gerekmektedir. Uluslararası Af Örgütü Türkiye yetkililerine, asgaride, bu bağlamda yeni inşa edeceği kampların uluslararası standartlarla uyumlu olması konusunda çağrı yapmaktadır.

Uluslararası Af Örgütü, Kilis ve Gaziantep’in sınır bölgelerinde kampların dışında yaşayan Suriyeli mültecilere yönelik Türkiye yetkilileri tarafından bir kayıt sisteminin başlatılmış ve BMMYK’nın teknik destek sağlayacak olmasını da olumlu bulmaktadır. Mültecilerin kaydı, uluslararası koruma ve özellikle de kalıcı çözümler bulma çabaları ve haklarına erişimi güvence altına alma konusunda çok önemli bir bileşen. Uluslararası Af Örgütü, kayıt sistemlerinin BMMYK standartları ve prosedürleri ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmesini, aynı zamanda mülteci nüfusunun güvenlik ve yardım ihtiyacını anlayabilmek için BMMYK’nın doğrudan katılımı ile yürütülmesini tavsiye etmektedir. Hareket aynı zamanda kayıt sisteminin Suriyeli mültecilerin yaşadığı bütün bölgeleri kapsayacak şekilde genişletilmesini salık vermektedir.

Türkiye hükümeti, Suriye sınırındaki 11 bölgeye dair bir genelge yayımlayarak sağlık hizmetlerine erişim konusunda Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanacağını dile getirdi. Uluslararası Af Örgütü bu genelgeyi memnuniyetle karşılamakta.

Mevcut kayıt sistemleri, kampların dışında yaşayan mültecilerin sağlık hizmetlerine daha fazla erişimini sağlamak için yetkililere daha fazla fırsat tanımalı. Uluslararası Af Örgütü, yetkililerden genelde Suriyeli mültecilerin erişimine açılan bakımın seviyesini (öncelikli, ikincil ve üçüncül) açıklığa kavuşturmasını talep etmektedir.

Hareket, genelgenin, uygulamanın çapı konusunda yerel yetkililere karar yetkisi verdiğini gözlemlemektedir. Uluslararası Af Örgütü genelgenin farklı bölgelerde belirgin farklılıklarla uygulanıyor olmasından kaygı duymaktadır. Örneğin acil tıbbi bakıma ihtiyaç duyan bireylerin Kilis’te devlet hastanesinde tedavi görebildiği ama Hatay’da bunun kesin olmadığı öne sürülüyor.

“Açık kapı” politikası

Hareket, Türkiye yetkililerinin Suriyeli mültecilerle ilgili “açık kapı” politikası izledikleri iddiasına rağmen, Temmuz 2012’den bu yana, mülteci kamplarının ek kapasite eksikliği yüzünden özellikle de pasaportu olmayan ya da acil tıbbi bakıma ihtiyacı olan Suriyeli mültecilerin girişinin kısıtlanmış olmasından endişe duymaktadır.

Bu durum on binlerce Suriyelinin, şiddet, zulüm ve hak ihlallerinden kaçarak Türkiye’ye sığınma fırsatının engellenmesine yol açmaktadır. Çoğu, Ülke İçinde Yerinden Edilmiş Kişiler’in kamplarında çok kötü koşullarda yaşamak zorunda kalmıştır.

Uluslararası Af Örgütü ülkesine zorla geri gönderilen ve ciddi bir şekilde zulüm ve hak ihlaline maruz kalma tehlikesi bulunan Suriyeli mültecilerle ilgili artan sayıda bilgiye ulaşmaktadır. Ülkelerinde zorla geri gönderilenlerin bir kısmının kamu düzenini bozan ya da ceza gerektiren suçlar işlediği yönünde iddialar öne sürüldü.

Güvenilir kaynaklara göre 27 ve 28 Mart’ta 500-600 kadar Suriyeli mülteci, güvenlikleri inanılmaz bir şekilde hiçe sayılan bir tavırla, Türkiye yetkilileri tarafından ülkelerine zorla geri gönderildi. Alınan bilgilere göre, zorla geri göndermeler, kampta bir çadırda çıkan yangında en az bir kişinin ölmesi ve yaralanmasının ardından çıkan şiddetli protestolardan sonra gerçekleşti. Zorla geri gönderilen mülteciler Suriye sınırındaki Şanlıurfa Akçakale mülteci kampına sığınmışlardı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye yetkililerine Suriyeli mültecilerin ve sığınmacıların hiçbirinin, hiçbir yerde ve hiçbir şekilde zorla ülkesine gönderilmemesini güvence altına alması için çağrı yapmaktadır. Yetkililer aynı zamanda yerel yetkililere açık ve belirsizliğe mahal vermeyen bir şekilde bu tarz zorla geri göndermelerin tolere edilmeyeceğinin mesajını vermelidir. Türkiye yetkilileri derhal, etkili ve bağımsız bir şekilde zorla tahliyelerin gerçekleştiğine görgü tanıklığı edenlerin güvenilir ifadeleri ile ilgili bir soruşturma başlatmalıdır.

Suriye sınırındaki bölgelerde görüşmeler

Şubat 2013’te Uluslararası Af Örgütü’nün gerçekleştirdiği saha çalışması sonucu hazırlanan bu brifing için hareketin delegeleri Hatay, Gaziantep ve Kilis’te bulunan üç sınır bölgesini ziyaret etti. Uluslararası Af Örgütü’nün Suriyeli mültecilerin durumunu izlediği süre gelen bir çalışmanın parçası olan bu brifing hazırlanırken ayrıca sivil toplum kuruluşları, uluslararası hükümet kuruluşları ve çeşitli düzeydeki Türkiye yetkilileriyle de görüşmeler yapıldı.

Reform talebiyle sokaklara dökülerek başlayan süreç

Suriyelilerin ülkelerini terk etmesi Şubat 2011’de protestocuların reform talebi ile sokağa dökülmesiyle başladı. O tarihten bu yana Suriye’de yaşanan şiddet olayları 70.000’den fazla kişinin ölümüne yol açtı. Ülkede yaşananlar güvenlik güçleri ve hükümeti devirmek isteyen muhalif gruplar arasında bir silahlı iç çatışmaya dönüştü.

Bu çatışmalar hem sistematik hem de geniş çaplı insan hakkı ihlallerine neden oluyor. Bu hak ihlalleri arasında insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları da bulunuyor. Bu ihlaller yaygın olarak gerçekleştirilirken mağdurlar hep siviller oluyor. Her ne kadar hak ihlallerinin büyük çoğunluğu ülkenin silahlı güçleri ve hükümet yanlısı şebbiha milisleri tarafından gerçekleştirilse de, silahlı muhalif gruplar da çeşitli hak ihlallerinden sorumlu.


Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · Yunanistan · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018