BMİHK - Evrensel Periyodik İnceleme Çalışma Grubu Türkiye Raporu 2010

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından oluşturulan Evrensel Periyodik İnceleme Çalışma Grubunun 3-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 8. oturum, 16. toplantıda Türkiye ile ilgili taslak raporu kabul etti. İHOP tarafından Türkçeye çevrilen bu raporun Mülteciler, iltica hakkı isteyenler ve insan kaçakçılığı mağdurları başlıklı bölümü aşağıda okuyabilirsiniz.


Raporun Türkçe tam metni için tıklayınız.




L. Mülteciler, iltica hakkı isteyenler ve insan kaçakçılığı mağdurları

156. Türkiye, Mültecilerin Statüsü ile ilgili 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne “coğrafi sınırlama” getiren 1967 tarihli Ek Protokole taraftır. Sözleşme hükümleri Türkiye’ye “Avrupa’dan giren” kişilerin iltica taleplerine uygulanmaktadır. “Avrupa dışı” ülkelerden giriş yapıp iltica başvurusunda bulunanlara “iltica taleplisi” statüsü tanınmakta, böylece bu kişiler UNHCR tarafından üçüncü bir ülkeye yerleştirilinceye kadar ülkede kalabilmektedir.


157. İltica talebinde bulunup kendilerine mülteci statüsü verilmeyen, ancak kendi ülkelerinde kovuşturmaya uğrama riskiyle karşı karşıya olan kişiler sınır dışı edilmemekte, “Geçici Koruma ve İnsani Mülahazalarla Koruma” çerçevesinde bu kişilerin geçici olarak Türkiye’de kalmalarına izin verilmektedir [1].


158. İltica talebinde bulunanlar ve mülteciler, sosyal ve tıbbi yardım alma, eğitim ve işgücü piyasasından yararlanma hakkına sahiptirler. İltica talebinde bulunanlar/mülteciler için ikamet ücretlerinden muafiyet konusu gündemdedir.


159. İçişleri Bakanlığı[2] İltica ve Göçle ilgili yeni bir “Yol Haritası” hazırlamaktadır. İltica/mültecilik ile ilgili yasal düzenlemeleri AB müktesebatı ile uyumlu hale getirecek yeni bir yasa üzerinde çalışılmaktadır.


160. Göç yolları üzerindeki konumuyla Türkiye sayıları giderek artan kaçak göçmenler sorunuyla karşı karşıyadır. 1995-2008 döneminde Türkiye’den geçiş yapmaya teşebbüs halinde yakalanan kaçak göçmen sayısı, 300 bini, son 5 yıllık dönemde olmak üzere 760 bini aşmıştır. Sorunun bu boyutları dikkate alındığında, çözüm için ortak sorumluluk, uluslararası dayanışma ve yük paylaşımı gerekmektedir.


161. Kaçak göçmenler, ülkelerine geri gönderilmeden önce 23 ilde bulunan konuk evlerinde barındırılmaktadır. Barınmaları, yiyecekleri ve sağlık gereksinimleri bu konuk evlerinde sağlanmaktadır. Kaçak göçmenleri desteklemek üzere Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonundan ek kaynaklar tahsis edilmiştir.


162. Kalınacak yerlerin kapasitesinin artırılması ve fiziksel koşullarının iyileştirilmesine yönelik çabalar sürmektedir. İltica talebinde bulunanlar ve mülteciler için yeni kabul ve bakım merkezlerinin kurulması planlanmaktadır.


163. İnsan kaçakçılığına karşı mücadele öncelikli bir konudur. Türkiye 2002 yılından bu yana insan kaçakçılığına karşı kararlı ve geliştirici bir yaklaşım benimsemiştir.


164. Türkiye, “Sınırötesi Organize Suçlara Karşı BM Sözleşmesi’nin eki olan Başta Kadınlar ve Çocuklar Olmak Üzere İnsan Kaçakçılığını Önleme ve Cezalandırma Protokolü”ne 2003 yılından bu yana taraftır.


165. "İnsan Kaçakçılığına Karşı Mücadele Ulusal Görev Gücü” (UGG) Dışişleri Bakanlığı başkanlığında Ekim 2002’de kurulmuştur. UGG bu alanda kapsamlı bir yaklaşım geliştirmeyi hedeflemektedir ve önleme, koruma ve kovuşturmaya yönelik politikaların geliştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.


166. Türkiye insan kaçakçılığını resmen ilk kez 2002 yılı Ağustos ayında eski TCK’nın 201/b maddesi uyarınca yasaklamıştı. Yeni TCK (2005) insan kaçakçılığının tanımını Palermo Protokolü doğrultusunda yapmaktadır. Bu suça teşebbüs, tahrik ve yardımcılık 80. Maddeye göre cezalandırılır. TKC’nın 220. Maddesi ise ayrıca bu suça yönelik örgüt oluşturanlara ek cezalar öngörmektedir.


167. İki ulusal eylem planı benimsenmiştir. Bunlardan 2003 yılında benimsenen birincisi ivedi hedefleri sıralamış ve Bakanları buna göre görevlendirmiştir. 2009 yılında benimsenen ikinci Ulusal Eylem Planı Türkiye’de insan kaçakçılığına son vermek üzere bu alandaki uluslararası standartlara ulaşılmasını hedeflemektedir.


168. Türkiye “İnsan Kaçakçılığına Karşı Mücadele Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni 19 Mart 2009’da imzalamıştır. UGG’ye bağlı kurumlar arası bir çalışma grubu Sözleşme’nin tümüyle uygulanmasına yönelik olarak yasal düzenlemeleri inceleme çalışmasını sürdürmektedir.


169. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bu ağır suçun mağdurlarını korumak ve onlara yardımcı olmak üzere sivil toplumla birlikte çalışmaktadır. İnsan kaçakçılığı mağdurlarına (İKM) yardım amacıyla Ankara (2004), İstanbul (2005) ve en son Antalya’da (2009) olmak üzere üç sığınma evi açılmıştır ve bunların üçü de HDK’lar tarafından yönetilmektedir. Ücretsiz yardım hattı 157 ise Mayıs 2005’ten bu yana hizmettedir. Bir yönlendirme ve kurtarma mekanizması olarak çok yararlı olduğu görülmüştür.


170. “Annemi gördün mü?” (2008) ve “Pasif kalma, insan kaçakçılığına tepki göster” (2008) gibi bilinçlendirme ve bilgilendirme kampanyaları ile “Türkiye’nin insan kaçakçılığına karşı mücadelesine katıl!” başlıklı üçüncü enformasyon kampanyası (2009) bu suça karşı etkili ve kalıcı çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir.


171. İKM’lerin belirlenmesi, kendilerine gerekli desteğin sağlanması ve farklı kurumlar arasındaki eşgüdüm Ulusal Yönlendirme Mekanizması (UYM) çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. UYM’de polis, Jandarma Genel Komutanlığı, Cumhuriyet Savcılıkları, Sağlık Bakanlığı, 157 yardım hattı, IOM (Uluslararası Göç Örgütü), HDK ve mağdurların elçiliklerinin temsilcileri yer almaktadır.


172. Mağdurlara ücretsiz hukuksal yardım ve sağlık hizmetleri verilmektedir. İstanbul, Ankara ve Antalya’daki sığınma evlerinde ayrıca psikolojik danışmanlık hizmetleri ve mevcuttur. Rehabilitasyon dönemlerinde Türkiye’de yasal olarak kalabilmeleri için mağdurlara “insani vize ve kısa süreli ikamet izni” verilmektedir. Mağdurların gönüllülük temelinde dönüşü infaz görevlileri, IOM, gelinen ülkedeki ilgili kurumlar ve yerel HDK’larla işbirliği içinde ve güvenli biçimde sağlanmaktadır.


173. Türkiye kaçakçılığa karşı mücadelede uluslararası işbirliğine önem vermekte, çeşitli uluslararası ve bölgesel kuruluşların ve girişimlerin çalışmalarına aktif biçimde katılmakta, bunlara destek vermektedir. Bunların arasında Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, IOM, OSCE ve NATO’nun yanı sıra Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü ve İstikrar Paktı gibi platformlar da yer almaktadır.


Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019


  1. Türkiye’de iltica ile ilgili işlemler 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni iç hukuka yansıtmak üzere 1994 yılında benimsenen ve 2006 yılında AB müktesebatına uyum için değiştirilen Yönetmeliği tabidir.
  2. İçişleri Bakanlığı Bünyesinde 15 Ekim 2008 tarihinde kurulan “İltica ve Göç Mevzuatının Kapasitesini ve Uygulanmasını Güçlendirme Bürosu”.