KTİHV - Kuzey Kıbrıs’ta Mülteci Hakları

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı (KTİHV) tarafından hazırlanan ve Mayis 2012 tarihinde yayınlanan "Kuzey Kıbrıs’ta Mülteci Hakları" başlıklı raporun giriş bölümünü aşağıda bulabilirsiniz.

Raporun Türkçe tam metni için tıklayınız.


GİRİŞ

Kıbrıs adası coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca mülteci almış bir coğrafyadır. 1917 Devriminden sonra Rusya’dan kaçan ya da Arap ülkelerinden gelen mülteciler Kıbrıs’a sığınmış[1], İkinci Dünya Savaşı yıllarında da, Nazi ordularının Avrupa’ya kan kusturduğu günlerde sayıları 2 bine yaklaşan Polonyalı mülteci 1940 yılında Kıbrıs’a gelerek savaş sonuna dek Kıbrıs’ta barındırılmışlardı[2]. Günümüzde ise Kıbrıs özellikle Orta Doğu’daki sorunlu bölgelere ve baskıcı rejimlerin hakim olduğu ülkelere yakın olmasından dolayı mültecilerin diğer yerlere nisbeten daha kolay ulaşabileceği bir coğrafyadır.

Kuzey Kıbrıs basınındaki ve kamuoyundaki bilgi eksikliğinden dolayı mülteciler hakkında yanlış bir imaj çizilmiş olup, mültecilerle ilgili temel sorunun insan kaçakçılığı sorunu olduğu öne sürülerek, mültecilerin yaşadığı temel sıkıntılar göz ardı edilmektedir. Medya genellikle KKTC’ye “yasa dışı” yahut daha doğru bir tabirle “düzensiz” yollardan giren her kişiyi mülteci olarak kamuoyuna aktarmakta ve ekonomik sebepler nedeniyle göç eden kişilerle mülteci olabilecek kişileri aynı kefeye koymaktadır[3].

Yukarıda değinildiği gibi mülteci ve göçmen olmak, en azından hukuki bağlamda, iki ayrı statü iken, mülteciler ve göçmenler KKTC’de genellikle aynı kategoriye mensup gösterilmektedir. Bu noktada önemle vurgulanması gereken bir diğer mesele de bu tür göç hareketlerinde hukuki statüleri açısından farklılık arzeden bir çok kişi ve grubun koruma aramak ya da diğer sebeplerle aynı anda yola çıkmış olmalarının hepsinin aynı hukuki kategoriye gireceklerinin bir göstergesi olmamasıdır. Dolayısıyla bu kişilerin sığınma başvurularına ilişkin ayrıntılı ve uluslararası normlara uygun bir değerlendirme yapılmaksızın kestirme bir ayırıma gitmenin fevkalede yanıltıcı olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı zamanda Kuzey Kıbrıs otoritelerinin mülteciler ile ilgili genel olarak olumlu politikası veya vizyonu olmaması da bizi bu konu üzerine eğilmeye daha fazla teşvik etmiştir. Mültecilerin en temel hakkı olan “geri gönderilmeme” hakkına dahi özellikle 2009 senesinin Nisan ayından itibaren gerçekleşen hükümet değişikliğinden sonra saygı gösterilmemeye başlanmıştır. Buna ek olarak, Kuzey Kıbrıs otoritelerinin uluslararası kurumlarla işbirliğini tanınma problemleri dolayısı ile sınırlı olarak yapabilmesi, uluslararası insan hakları denetiminin çok sınırlı olması ve Kıbrıs sorunundan doğan siyasi yapı nedeniyle mültecilerin hakları görmezden gelinmektedir.

---

  1. Gürkan, Haşmet Muzaffer Kıbrıs Tarihinden Sayfalar, Galeri Kültür Yayınları, 2006, sayfa 184.
  2. Ibid, sayfa 185.
  3. 2 Yılda 700 Mülteci, Kıbrıs Gazetesi, 28 Ocak 2008, sayfa 2. (http://www.kibrisgazetesi.com/print. php?news=49192) (Son erişim tarihi:10/05/2011), Yakar, Deniz, “10 Yılda 2357 Mülteci”, Halkın Sesi Gazetesi, 25 Ocak 2011, sayfa 5

Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019