UAÖ - Kuzey Afrikalı Mültecilere İlişkin Mektup

madde14 sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Uluslararası Af Örgütü’nün Avrupa Birliği Kurumları Ofisi 20 Haziran 2011 tarihinde AB Konsey Başkanlığı'na bir mektup yolladı. Mektupta,Kuzey Afrika'lı sığınmacılara yönelik AB ülkelerinin tutumlarına ilişkin kaygılar dile getirildi.

Mektubun tam metnini aşağıda bulabilirsiniz.





Herman Van Rampuy
Başkan
Avrupa Konseyi
Brüksel, 20 Haziran 2011

B10989

Sayın Van Rampuy,

                                     Kuzey Afrika’daki Mülteci ve Göçmen Krizine Avrupa Birliği’nin Tepkisi


24 Haziran 2011 tarihinde AB liderleri Kuzey Afrika’daki mülteci ve göçmen krizine verecekleri tepkiyi tartışacaklar. Libya’daki karışıklıktan kaçma ihtiyacı ve Libya-Tunus sınırındaki kamplarda kalan mülteci ve sığınmacıların içinde bulundukları dayanılmaz durum, bu insanlara Avrupa’ya geçiş için tehlikeli bir denizden başka seçenek bırakmıyor. O anda, insanlar kendi hayatlarını riske atarak, denize açılmaya elverişsiz botlarla Akdeniz’i geçmeye çalışıyorlar. Son rapora göre, olayların patlak vermesinden bu yana 1,800’den fazla kişi denizde hayatını kaybetmiştir. Bu trajedi, AB’nin eşiğinde yaşanmaktadır.


Kuzey Afrika’da devam eden krize Avrupa Birliği ve üye devletlerinin tepkisi utanç verici olmuştur. Krizin başlamasından, bu yana Tunus ve Mısır, Libya’daki karışıklıktan kaçan yüz binlerce insanı karşılamışlardır. Bu esnada, Avrupa Birliği hükümetlerinin Avrupa’ya ulaşan 40,000’ı aşkın insan için paniklediklerine tanık olduk. Bu açıkça kontrol edilebilir bir sayıdır ve AB bu sayıyla başa çıkabilecek gerekli mekanizmaya sahiptir.


AB üye ülkelerinin, Kuzey Afrika’dan kaçan insanların haklarına öncelik verme konusundaki gönülsüzlükleri, AB hükümetlerinin bu konudaki zayıf tepkisini acı bir şekilde gösteriyor. Yıllarca AB, Afrika’dan gelen insan akışını önlemek için Libya gibi ülkelerinin iş birliğini ararken, mülteci ve göçmen haklarına sadece sözde bağlılık göstermiştir. Birçok mülteci ve göçmen, geri itildiklerinden ve Libya’yı terk etmeleri engellendikten sonra karşılaştıkları korkunç gözaltı koşullarından mağdur olmuştur. AB ve üye ülkeler, özellikle mülteci ve göçmenlere karşı insan hakları ihlalleri yaptığı yaygın bir şekilde belgelenen hükümetlerle işbirliği içinde olmasının ağır sorumluluğunu taşımaktadır.


Avrupa Birliği ve liderlerini temiz bir başlangıç yapmaları ve sorumluluklarını kabul etmeleri için teşvik ediyoruz:


— AB ve üye ülkeler mültecilerin ve göçmenlerin haklarının korunmasından sorumlular ve hayatları risk altındayken onlara yardım etmeliler. Üye ülkeler, arama ve kurtarma yükümlüklerine uymalılar. Daha fazla mültecinin ve göçmenin Akdeniz’de boğularak ölmelerini önleme girişimleri arttırılmalıdır. Kaynaklar (NATO ve FRONTEX dahil), hava gözetlemelerinin ve arama ve kurtarmaların arttırılması için kullanılmalıdır böylece gemilerin yeri tespit edilir ve insanlar kurtarılır. Göçmen taşıyan tüm tekneler ilk bakışta (prima facie) risk altında olarak değerlendirilmelidir. Bir askeri geminin, tekneleri (16 gün sonra akıntıyla Libya’ya geri gelmişti) tehlikede olan göçmenleri kurtarma konusundaki başarısızlığı ve bunun sonucunda 63 kişinin ölmesi ile ilgili iddialar derhal araştırılmalıdır.


— Bölgedeki çok sayıda mültecinin ve bu mülteci kriz ile gelen insani ihtiyacın ışığında, üye devletler mültecilerin yerleştirilmelerine öncülük etmeliler. Bu zamana dek, AB’nin BMMYK’nın itirazına verdiği tepki, birçok üye ülkenin sadece toplam 900 kişinin yerleştirilmesine olan önerisi hayal kırıklığı yaratmıştır. Daha fazlası yapılabilir ve yapılmalıdır.


— Avrupa’daki sığınma sistemine erişim temin edilmeli ve adil sığınma prosedürü hakkı her zaman garanti altına alınmalıdır. AB hükümetlerini, Avrupa’daki korunma erişimini kaçınılmaz olarak kısıtlayacak müzakereden ve ya düzensiz göç ile ilgili Libya ile herhangi bir işbirliği anlaşmasının uygulanmasından kaçınmaya teşvik ediyoruz.


— TFEU’nun 80.maddesinde ön görüldüğü gibi, üye ülkeler birbirlerini destekleyebilir ve desteklemelidir. Gelenlerin büyük sayıda kabul edildiği ülkelere yardım etmeye yarayan mekanizmalar, bu ülkelerin sığınma sistemlerini baskı altında tutmalıdır. Bu bağlamda, Malta’dan gelen mültecilerin taşınması ile ilgili birçok üye ülkenin yakın zamanlardaki taahhüdü hoş karşılanır.


— Genel olarak, güney komşuluklar için eşitlik bazında yeni ve iddialı bir vizyona ihtiyaç vardır. Bugüne kadar, Avrupa Birliği ısrarcı bir şekilde bu ülkelerden gelen düzensiz göçü engellemeye odaklanmıştır. Bunun yerine, bölgedeki ülkelerle işbirliği, vize ile ilgili önlemler gibi hareketliliğin teşviki ve anlamlı tedbirler üzerine kurulmalıdır.


Tartışmalar sırasında kaygılarımızı dikkate almanızı diliyoruz.


Saygılarımla
Dr Nicolas j. Berger
Direktör



Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019